Bazı insanlar gizliden sever, belli etmeden. Zor sever, sevme eylemini en narin ve mülayim halde gerçekleştirir.
Kimisi döker tüm sevgisini sevilenin önüne. Değer görür ya da görmez bu kadere kalmış.
Kimi insanlar ise Sevgili Oğuz Atay gibidir. Ama o özenip bezenip her huyunu Oğuz Atay gibi kopyalayıp yapıştır yapanlardan bahsetmiyorum.
Oğuz Atay’ı tanıyıp okuyup araştırıp yazanlar tanır Atay’ı ve onun kayıp dünyasını.
Oğuz Atay karamsar nitelikli insanlara ışık tutan bir yazardır. "Edebiyatta bunlar da var." diyen bir yazardır. Ben Oğuz Atay’ı geç tanımanın hüznü içerisindeyim. Mesela ilkokulda "Oyunlarla Yaşayanlar" adlı tiyatro oyunuyla tanışmak isterdim. Ama "Tehlikeli Oyunlar"ıyla tanıdım ben Atay’ı. Hikmet’in ruh halini ilmek ilmek işletti bana Atay cümleleriyle. Hayattayken hiçbir kitabı ikinci baskıyı görmedi. Tutunamayanlar’ı basacak yayınevini zor buldu. Kalın diye kitabı iki cilt şeklinde yayımladılar.
Sizi bu bildik cümleler ile fazla sıkmak istemiyorum.
Atay’ı okumak zordur, bazı cümleleri çıkmaz sokak gibidir ama Atay’ı anlayanlar o çıkmaz sokaktan çıkmanın bir yolunu bulurlar. Mizahıyla ağlatan, dramıyla güldürendir Atay.
Tüm kitaplarında umutsuzların, karamsarların, şanssızların, hayata TUTUNAMAYANLARIN ansiklopedisini yazar Atay.
Atay ile düşüncelerde buluşabiliriz. Onu okurken anlamalıyız, hayattayken anlayamadık. Şu an sadece okuyarak anlayabiliriz. Ama öyle sadece en güzel pasajlarını, cümlelerini, sözlerini okuyarak anlayamazsınız Atay’ı. Noktalama işaretlerinde bile bir şeyler anlatır, kendisini anlayanlara.
Sosyal medya ortamında Oğuz Atay, 10-20 bin beğeni için göz önünde kullanılacak bir isim değil, olamaz. Ama şu yönden destekliyorum bunu: Bazı insanlar kitap okuma alışkanlığını yeni kazanıyor ya da kendilerini yansıtan yazarları arıyorlar, işte Atay kendisini çıkarsız sevgiyle anlayan her bir okuyucusuna teşekkür eder yazdıklarında.
-Kerem AYYILDIZ
Yorumlar
Yorum Gönder